BLOCKCHAIN TEKNOLOJİSİNDEN YIKICI YENİLİKLER ÇIKAR MI?

8 Mart 2018 Zafer BOZYER

Bilişim alanında yaşanan gelişmelerle birlikte her gün yeni bir teknoloji hayatımıza girmektedir. Bu yeni teknolojilerin bir kısmı mevcut süreçleri destekleyici özellikte iken, bazıları ise zaman içerisinde bu süreçleri yıkacak ve dönüştürecek güce sahiptir. Son zamanların en popüler konularından birisi olan Bitcoin’in dayandığı blockchain teknolojisinin de yıkıcı yeniliklere kapı aralama potansiyeli oldukça fazladır. Her ne kadar insanların dikkati Bitcoin’in üzerinde olsa da blockchainin sakladığı hazineyi fark eden yatırımcılar ve girişimciler bu madenden yıkıcı teknolojiler elde etmek için çalışmaktadırlar. Bu nedenle bir farkındalık yaratmak amacıyla bu değerlendirme yazısı kaleme alınmış; blockchain altyapısına değinilerek blockchainin uyarlanabileceği alanlar ve geliştirilecek teknolojilerin olası sonuçları tartışılmıştır.


GİRİŞ

Tarih boyunca gerçekleşen her önemli ilerlemenin ardında yenilikçi (inovatif) fikirler yatar. Günümüzde yenilikler (inovasyonlar), olmadan ileri teknoloji ürünlerinden bahsetmek mümkün olmadığı gibi her yeni teknoloji de daha fazla yeniliğe kapı aralar hale gelmiştir. Dolayısıyla piyasalarda var olma mücadelesi artık daha çetindir ve yenilik olgusu tarihte hiç olmadığı kadar önemli hale gelmiştir. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından yayınlanan Oslo Kılavuzu’nda yenilik, “…işletme içi uygulamalarda, işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni veya önemli derecede iyileştirilmiş bir ürün (mal veya hizmet), veya süreç, yeni bir pazarlama yöntemi ya da yeni bir organizasyonel yöntemin gerçekleştirilmesi” olarak tanımlanmaktadır. Kısaca bir ürünün (mal veya hizmet) üretiminden nihai kullanıcı tarafından tüketilmesine kadar geçen tüm süreçlerde yapılacak önemli iyileştirmeler yenilik olarak nitelendirilebilir. Ancak her yenilik aynı derecede etkiye sahip değildir. Christensen “Yenilikçiler Açmazı” (The Innovators Dilemma) adlı kitabında yeniliği, destekleyici (sustaining) ve yıkıcı (distruptive) olarak iki farklı kategoriye ayırarak etki konusuna açıklık getirmiştir. Christensen’e göre destekleyici yenilikler, müşterilerin mevcut ihtiyaçlarının karşılanması için ortaya çıkmaktadır ve genellikle pazarda bir ürün/hizmet ile ilgili pay sahibi olan büyük firmalar rekabeti sürdürebilmek için destekleyici yenilikleri tercih etmektedirler. Öte yandan yeni girişimler, hali hazırda var olan ürünlerin yerine, müşterilerin gelecekteki ihtiyaçlarını tahmin ederek özelleştirilmiş ürünleri üretmeyi tercih etmektedir. Eğer girişimcilerin, müşterilerin gelecekteki ihtiyaçlarına dair varsayımları doğru ise, ortaya konulan yenilikler yıkıcı bir hale gelmekte ve büyük işletmeler pazarlarını kaybederek yok olmanın eşiğine gelebilmektedirler. Ancak, geçmişin ürünlerinin yerini geleceğin ürünlerinin alması belirli bir süreye yayılarak yıllar içerisinde yavaşça ve kendini belli etmeden gerçekleşmektedir. Belirli bir müşteri tabanına ulaşan yıkıcı yenilikler küçük bir kartopunun çığa dönüşmesi gibi zamanla önünde duran her engeli tehdit eder hale gelmektedir.

Son yıllarda adını çok sık duyduğumuz kriptopara Bitcoin’in dayandığı blockchain teknolojisinin de yıkıcı yeniliklere kapı aralama potansiyeli çok yüksektir. İnsanların büyük bir kısmı buzdağının görünen kısmı olan kriptoparalara odaklanarak kriptopara madenciliği yaparken, teknoloji madencileri blockchain buzdağının asıl servetinin suyun altında olduğunun farkındadırlar. Bitcoin’in gelecekte varlığını sürdürüp sürdüremeyeceğini veya piyasa değerinin ne kadar olacağını tahmin etmek kahinlik yapmaktan öteye geçemez. Ancak blockchain teknolojisinin, ihtiyaçlar doğrultusunda gelişerek geleceğimizde çok fazla yer tutacağı neredeyse kesindir. Bu nedenle bu notta blockchain teknolojisi detaylı şekilde ele alınmakta ve teknoloji madencilerinin yakın gelecekte ortaya çıkartabileceği blockchain uygulamalarından bahsedilmektedir.

Yazının devamı...