ARAMIZDAKİ HAWKİNG’LERİ KEŞFETMEK…

23 Mart 2018 Sinem BOZYER

Çalışmalarıyla bilime yaptığı katkılar kadar, geçirmiş olduğu motor nöron hastalığına rağmen hayat enerjisini koruyarak azmin ve başarmanın en iyi örneklerinden birisi olan Stephen Hawking geçtiğimiz hafta, 76 yaşında hayatını kaybetti. Hawking, rahatsızlığı nedeniyle hayatının büyük bir kısmını tekerlekli sandalyesinde ve bir bilgisayar yardımıyla iletişim kurarak geçirmiş olmasına rağmen, engelli bireylerin fırsat verildiği takdirde engel tanımayacağını bütün dünyaya ispatlamıştır. Şüphesiz bu başarılarda onun hayatını daha erişilebilir kılan insanların da payı vardır. Ünlü dâhinin hayatından ilham alınarak kaleme alınan bu değerlendirme notunda, aramızda yaşayan Hawking’leri keşfedebilmek için neler yapabileceğimize ve engelli bireylere hayatın nasıl daha erişilebilir kılınabileceğine değinilmiştir.


HERKES STEPHEN HAWKİNG KADAR ŞANSLI MI?

Geçtiğimiz hafta, teorik fizik alanında yaptığı çalışmaları ve özellikle karadelikler konusunda ortaya koyduğu teorilerle tanınan ünlü bilim insanı Stephan William Hawking’in hayatını kaybettiği haberini aldık. Hayatı filmlere, belgesellere konu olan Hawking, henüz 20’li yaşlarında doktora öğrencisi iken Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastası olduğunu öğrenmiş ve kendisine sadece iki yıl ömrü kaldığı söylenmesine rağmen, çalışmalarından vazgeçmeyerek başarısı ve azmiyle tüm dünyaya ilham kaynağı olmuştur. Şüphesiz Hawking birçok bilimsel çalışmaya imza atmış ve böylece dünyanın önde gelen fizikçileri arasında hak ettiği yerini almıştır. Ayrıca Hawking’i dünyanın en ünlü bilim insanları arasında olmasını sağlayan bir diğer özelliği, sinir sistemini etkileyen hastalığı nedeniyle felç olmasına ve hatta sesini dahi kaybetmesine rağmen koruduğu azmi ve mizah duygusu olmuştur. Öyle ki medya ile arasını her zaman iyi tutmuş ve hatta bilimsel çalışma alanının dışında olmasına rağmen yapay zekânın geleceği ve tehlikeleri, felsefe, siyaset gibi alanlarda da yorumlar yapmıştır. Hawking tüm bu iletişimi bir dakikada yaklaşık olarak 10 kelime sıralayabildiği, 2600 kelime hazinesi olan ve yazılı metni sesli olarak aktarabilen bilgisayarı sayesinde kurmuş ve insanın içerisinde bulunduğu şartlar ne olursa olsun her zaman başaracak bir şeyleri olduğunu şu cümlesi ile ifade etmiştir: “Yaşam ne kadar kötü gibi görünse de her zaman yapacak ve başaracak bir şeyler vardır. Hayatın olduğu yerde, umut da vardır." Hawking rahatsızlığını hiçbir zaman engel olarak görmemiş ve insan için tek engelin sadece kendi zihni olduğunu, “Benim diğer engelli bireylere tavsiyem, sahip oldukları engellerin onları iyi şeyler yapmaktan alıkoyamayacağı işlere yoğunlaşmaları ve yapamadıkları şeyler için üzülmeyi bırakmaları olabilir. Fiziksel engelleriniz, ruhunuzu da engellemesin” şeklinde dile getirmiştir. Tabii ki Hawking’in imza attığı başarılarında yukarıdaki düşüncelerinin yanı sıra çevresinde kendisine inanan insanların olmasının da payı büyüktür. ALS hastası olduğunu bilmesine rağmen kendisiyle evlenen eşi, hayatını erişilebilir kılan arkadaşları, her zaman ona destek olan üniversitesi ve meslektaşları onun en büyük şansı olmuştur. Kendisi de birçok açıdan dünyadaki diğer engelli bireylerden şanslı olduğuna, 2011 yılı Dünya Engelliler Raporu’nda kaleme aldığı önsözde yer vermiştir.1 Elbette Hawking’in sahip olduğu potansiyel insanların ona inanmasını sağlamıştır. Peki bizim çevremizde potansiyeline inanabileceğimiz kaç Hawking var? Engelli bireylerin ne kadarı Hawking kadar şanslı? Aramızdaki Hawkingleri ortaya çıkarmak için artık bazı soruları sormanın zamanı gelmedi mi?

Yazının devamı...